BESLENMENİN GİZLİ SIRLARI

Beslenme tüketici canlılığın en temel ihtiyaçlarından birisidir.İnsanlarda dışarıdan alınan besinler sindirilir ve işleve uygun hale getirilir.Şimdi beslenme dünyasıyla alakalı bilinmeyenlere bakalım..

Doğru beslenme henüz çok tartışmalı.Sağlıklı beslenme denince resimde gördüğünüz gibi sağlıklı meyve ve sebzeler akla geliyor ancak bu yazı sağlıklı beslenme üzerine değil.Ne tüketmeliyiz değil de sindirim sistemi ve beslenme konusunda ne bilmiyoruzu incelemeye başlayalım

1)Besinler genetiğimizi etkiliyor.

Dışarıdan alınan ve çok tüketilen besinler insan genlerini etkiliyor.Nutri-genetik bilimi bu konuyu kapsıyor.Nutri genetik(beslenme genetiği) beslenme ile kişinin genetik yapısını moleküler düzeyde araştıran ve ortaya koyan bilim dalıdır.Nutri genetiğe göre çok tüketilen bir besin maddesi insan genomunu doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebiliyor.Örneğin x proteni toksinleri vücudumuzdan atmamıza yarıyor olsun.Çok tükettiğiniz bir besin artık x proteinini sentezlemenize engel olursa artık vücudunuzdan toksin atmanız çok zor olacaktır.

2)Beslenme kusurları gelişmiş ve geri kalmış toplumlarda farklı

Gelişmiş toplumlarda beslenme kusurları genelde hamilelikte,hastalıkta,yaşlılıkta görülürken geri kalmış toplumlarda beslenme kusurları çok çeşitli.Örneğin afrikadaki çocuklar protein ağırlıklı beslenemediği için karınları ödem topluyor ve şişiyor…

3)Alkol aldığınızda yağlı beslenmeye yakın kalori alıyorsunuz.

1 gram yağın enerjisi 9.3 kcal iken 1 gram alkolun enerjisi 7.1 ,1 gram karbonhidrat ve proteinin enerjisi 4.1 kcal.Yani alkol aldığınızda karbonhidratlı beslenmeden çok daha fazla kaloriyi vücudunuza almış oluyorsunuz.Dolayısıyla bira göbeği meselesi maalesef doğru:)

4)Beslenirken aynı zamanda kalori yakıyoruz.

Beslenirken aslında hem kalori alıyoruz hem de enerji sarfediyoruz.Besinlerin termogenik etkisi denen olayda; bir besini vücudunuza aldığınızda sindirim sisteminde ilerlerken besin,metabolizmanızı uyarıyor ve metabolizma hızlanmaya başlıyor.Dolayısıyla aslında beslenmek de bir kalori yakmaktır ancak aldığınız besinin kalorisi yüksek olursa tabiki termogenik etkiyle hepsini yakamazsınız:)

5)Bulunduğunuz ortamın ısısı harcadığınız enerjiyi etkiliyor.

Bulunduğunuz ortamın sıcak ya da soğuk olması harcadığınız enerjiyi etkiliyor.Soğuk ortamda,ortam ısı az olduğundan vücut titremeye başlar dolayısıyla ekstra enerji harcar.Ortam ısısı artığında kan ısısı artması durumunda soğutmak için yine ekstra enerji harcıyoruz.Yani aşırı sıcak ya da aşırı soğuk ortamlarda ekstradan enerji harcıyoruz.

6)Bebekler ve ayılarda aynı doku vücut ısısını sağlıyor.

Bebekler ve kış uykusuna yatan hayvanlar (ayı vb.) ortak bir doku vücuda ısı sağlar.Bu dokunun ismi esmer adipoz dokudur.Esmer adipoz doku yetişkinken vücuda ısı sağlamaz;yetişkinlikte farklı bir etkisi vardır.Yemek yiyip kilo alamayanlarda esmer adipoz doku oranı yüksekken, obezlerde esmer doku oranı düşüktür.

7)Vücuda fazladan aldığınız proteinin bir faydası yok.Vücut proteinin fazlasını depolamıyor,atıyor.

8)Enerjiyi neden yağ olarak depoluyoruz?

Çünkü yağlar vücudumuzda az su çeker,dolayısıyla az yer kaplarlar.Bu az yer kaplamış hali mi dediğinizi duyar gibiyim ancak bu gayet az yer kaplamış hali.Protein olarak depolansaydı enerji yağların 4 katı kadar su çekecekti ve 10 kilogram yağ yerine 40 kilogram protein depolanmış olacaktı.Bu durumun yerine yağ olarak depolanması daha iyi gibi 🙂

9)Bağırsaktaki yararlı bakteriler ne işe yarıyor?

Lifli gıdaları(sellülöz,pektin,zamk) vücut enzimlerimiz sindiremez.Ancak bağırsakta bulunan laktobasiller lifli gıdalardan ;yağ asitleri, h2,co2 ve metan oluştururlar.

10)Birçok hayvan C vitaminini kendisi sentezlerken insan vücudu neden sentezleyemiyor?

İnsan ve maymun dışındaki memelilerin çoğu c vitaminini kendisi sentezleyebiliyor ancak insanda c vitaminin sentezlenmesi için gereken gulonakton oksidaz enzimi bulunmadığı için;insan c vitaminini kendisi sentezleyemiyor dışarıdan almak zorunda.Eğer kendimiz sentezleyebilsek belki de hepimizin bağışıklığı çok güçlü olurdu 🙂

11)Vücut organları protein yapısında,pekala vücutta protein sindiren enzimler neden organları da sindirmiyor?

Çünkü protein sindiren enzimler ilk salgılandığında aktif değiller.Daha sonra aktifleyen mekanizmalar ile aktifleniyorlar.Eğer proteazlar aktif olarak salgılansaydı organlarımız çoktan yok olmuşlardı.Bu mekanizmanın bozulmasıyla organın kendisini sindiren hastalıklar mevcut.Akut pankreatit hastalığı bunlardan biri.Pankreasın kendini sindirme durumu.

One thought on “BESLENMENİN GİZLİ SIRLARI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: